LGS Ünite 4

LGS Ünite 4


KUR’AN’DA AKIL VE BİLGİ

1. Aklın Dinî Sorumluluktaki Yeri ve Önemi

Akıl; insanın düşünebilme doğruyu yanlıştan ayırabilme yeteneğidir.

Akıl, Allah’ın insana verdiği en önemli nimettir. Akıl, her türlü sorumluluğun ön şartıdır. Aklı olmayan kişinin dinî sorumluluğu bulunmaz. Sadece aklı yerinde olanlar yaptıklarından sorumludur. İnsanları diğer varlıklardan ayıran en önemli özellikleri akıllı olmaları ve irade sahibi olmalarıdır.

2. Kur’an Aklımızı Kullanmamızı İster

Kur’an-ı Kerim, insanların ayetler üzerinde düşünerek öğüt almaları istenir. Bu yüzden de evrenin yaratılışını, evrendeki düzeni, doğada gerçekleşen olayları ve insanların kendi yaratılışlarını düşünmelerini ve buradan hakka ulaşmalarını ister.

3. Kur’an Doğru Bilgiye Önem Verir

İnsan aklı doğru karar vermek için doğru bilgiye ihtiyaç duyar. Doğru bilgi de insanları doğru sonuçlara götürür.

Doğru Bilginin Özellikleri

Gerçek – Güvenilir – Kesin

Doğru bilgi; insanın doğru davranışlar geliştirmesini sağlar. İnsanın doğru düşünmesine kılavuzluk eder ve doğru kararlar vermesini sağlar.

Kur’an-ı Kerim, doğruluğundan kesin emin olunmayan, kulaktan dolma ve kanıtlanmamış bilgilere inanmamayı öğütler.

“Ey inananlar, size fasık (yoldan çıkmış) bir adam bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın…” (Hucurât suresi, 6. ayet)

4.Kur’an’da Bilgi Edinme Yolları

Kur’an’da Bilgi Kaynakları

Akıl – Vahiy – Duyular

Akıl; insanın doğru ile yanlışı ayırt edebilme kabiliyetine denir. İnsan aklıyla düşünür ve araştırır. Böylece doğru yola ulaşır.

Vahiy; Allah tarafından peygamberlere gönderilen emir, yasak, öğüt ve bilgilerdir.

Vahiy, ilahi kaynaklı olduğu için kesin ve doğru bilgiler içerir. Vahiy, akıl ve duyularla elde edilen bilgilerle birlikte akıl ve duyularla elde edilemeyecek konularda da bilgiler verir. (Allah’ın sıfatları, melekler, cinler, ahiret hayatı, cennet, cehennem gibi)

Duyular; İnsanın; görme, duyma, tatma, koklama ve dokunma gibi özellikleridir. Kur’an-ı Kerim, insanların duyu organlarını kullanarak evrenin yaratılışı ve evrendeki düzenden yola çıkmalarını ve evrenin bir yaratıcısının bulunduğunu anlamalarını ister.

5.Bilgi Taassubu Önler

Taassup; bir düşünceye, inanışa körü körüne bağlanıp ondan başka görüşü kabul etmemektir. Taassuba, bağnazlık ve tutuculuk da denilmektedir.

Taassubun temel nedeni bilgisizliktir. Bilgisizlik insanı cahilliğe sürükler. Cahil insanlar da başkalarını körü körüne bilgisizce taklit ederek hayatlarını sürdürürler.

Bağnaz insanların özellikleri; Dar görüşlü olurlar, kendi düşüncesinden başka düşüncenin doğru olacağına ihtimal vermezler, kendilerinden başkalarını beğenmezler, başka düşüncelere karşı tahammülsüzdürler. İnandıkları değerlerde inatçıdırlar. Fanatik derecede inandıkları değerlere bağlıdırlar.

Taassubun zararları;

Ön yargılı olmaya sebep olur, insanlar arasında sevgi, saygı ve hoşgörüyü bitirir, insanın kendini geliştirmesine engel olur, kendisi gibi düşünmeyen herkese karşı tahammülsüzlük doğurur, ilerlemeye ve yenilikleri kabul etmeye engel olur.

6.Sevgi ve Merhamet Örneği: Hz. Yusuf

Hz. Yusuf, Kur’an’da adı geçen peygamberler arasında yer alır. Kur’an-ı Kerim, onun kıssasını kıssaların en güzeli olarak nitelendirir. Yusuf suresi baştan sona Hz. Yusuf’un kıssanın anlatıldığı bir suredir.

Hz. Yakup peygamberin on iki oğlundan biridir. Yusuf, kardeşleri tarafından kıskanılmış, bir gün gezmeye çıkma bahanesiyle Yusuf’u kuyuya atan kardeşleri, Yusuf’un gömleğine kan bulaştırarak babası Yakup’a getirmişler ve onu bir kurdun yediğini söylemişler. Bu olaya çok üzülen Hz. Yakup’un ağlamaktan gözleri kör olmuştur. Mısır’a gitmekte olan bir kervan gelerek Hz. Yusuf’u kuyudan çıkarmış ve onu Mısır’da vezire köle olarak satmışlardır. Yusuf büyüyünce onun güzelliğinden etkilenen Züleyha, Yusuf’a istediğini yaptıramayınca ona iftira attı ve hapse düşmesine sebebiyet verdi. Allah’ın izniyle rüya tabiri yapmayı öğrenen Yusuf, hapistekilerin rüyalarını yorumladı. Rüya yorumlama konusunda ünü artan Yusuf, Mısır Hükümdarı’nın rüyasını yorumladı. Hükümdar, Yusuf’un rüyasını mantıklı buldu ve onu hapisten çıkarıp Mısır hazinesinin sorumluluğuna getirdi. Hz. Yusuf’un ailesi kıtlık yaşayışında Hz. Yusuf’un kardeşleri de yiyecek almak için Mısır’a geldi. Hz. Yusuf, kardeşlerini tanıdı fakat kardeşleri onu tanımadılar. Hz. Yusuf’un kardeşleri ikinci kez Mısır’a geldiklerinde Hz. Yusuf kendisini onlara tanıttı. Kardeşleri yaptıklarına üzülerek ondan özür dilediler Hz. Yusuf, onları affetti ve onlara, “Bugün kınanacak değilsiniz. Allah, sizi affetsin. O merhametlilerin en merhametlisidir.” (Yusuf suresi, 92. ayet) dedi.

Bu üniteyi bilgisayarınıza indirmek isterseniz aşağıdaki bağlantıya tıklayın.

Ek Dosyayı İndir1

DİNKAB İrtibat

DİNKAB
destek@dinkab.com
www.dinkab.com

Ankara, TÜRKİYE

Sosyal Medya

DİNKAB'ı takip edin.